• Slide
  • Slide


Online


 

THE TERROR

 

Mesele yerel olmaması değil, birinci sezonda da bizim kültürümüzle alakası olmayan mitolojik unsurlar vardı ve fakat oyunculuk, hikayenin işlenişi, karakterlerin kendi içindeki derinliği, dönemin koşullarının başarılı yansıtılması gibi etkenler bizi diziye bağlıyordu...

İkinci sezon ne oyunculuklar iyi, ne hikaye akışı sürükleyici ne de karakterlerde o bizi kendine karşı subjektif tavır takınmamızı sağlayabilecek derinlik var. Tamam her dizi sürükleyici olmak zorunda değil, Çehov, romanlar bir ailenin masasına oturup onlarla akşam yemeği yemek, hikayeler ise akşam yemeği yenen bir evin penceresinden kısa bir süreliğine içeriyi izlemektir demiş bu da doğru tabii ki her karakter gerekli dramaturjik altyapıya sahip olmak zorunda değil onları yemek yerken sadece izleye de biliriz. Bunların hiçbiri "terror" adı altında değil de kendi şahsına münhasır bir isimle yeni bir dizi olarak çıktığında mesele edilecek şeyler değil, fakat "terror" ikinci sezon olarak anılıyorsa bu yapım biz illa ki ilk sezonu ile karşılaştırırız. İlk sezon ile benzer kalitede olan tek özelliği bence dönem dizisi olarak mekansal ve zamansal ambiyansı yakalamış olmasıdır diyebilirim. Geri kalan unsurlar yukarıda da belirttiğim üzere tam bir fiyasko, beşinci bölümde artık bir halt olmayacağına kanaat getirerek izlemeyi bıraktım, sonunu da zerre merak etmiyorum açıkçası. İlk sezonu izledikten sonra Dan Simmons tarafından yazılan kitabı da okumaya başlamıştım hatta, dizinin yarattığı duygu durumunun devam etmesini o denli istiyordum. Fakat Terror Infamy ismiyle müsemma, rezillik.
(Tamamen şahsi kanaatlerdir.)

(Dizi Amazon Prime'de mevcut)

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı.

Yorum Yaz


En fazla 500 karakter. 500 karakter kaldı.